LinkedIn’de Eski ve Yeni: Bugün Ne İşe Yarıyor?
LinkedIn’de birkaç yıl önce işe yarayan yöntemlerin bir kısmı artık aynı sonucu vermiyor. Akış değişti, öne çıkan içerik türleri değişti, en önemlisi de profesyonellerin platformdan beklediği şey değişti. Bu yazıda LinkedIn’de “eskiden” ve “bugün” neyin işe yaradığını yan yana koyuyor, markaların LinkedIn planlarını nasıl güncelleyebileceğini anlatıyoruz.

LinkedIn’de neler değişti?
LinkedIn artık yalnızca şirket duyurularının yapıldığı bir vitrin değil; insanların bilgi aradığı, uzmanlardan öğrendiği ve iş ilişkilerinin güvenle başladığı bir platform. Aşağıda altı başlıkta eski ve yeni yaklaşımı karşılaştırıyoruz.
1. Mümkün olduğunca çok değil, düzenli ve planlı paylaşım
Her gün paylaşım yapmak tek başına bir strateji değil. LinkedIn’de az ama düzenli, gerçekten bir şey söyleyen içerikler daha kalıcı etki bırakıyor.
2. Sadece şirket haberleri değil, gerçek uzmanlık
LinkedIn, son yıllarda akışta bilgi ve tavsiye içeren içeriklere daha fazla yer verdiğini açıkladı. Yeni bir ofis ya da ödül duyurusu yerine, sahadan öğrenilen bir dersi veya müşterilerin sık sorduğu bir soruyu yanıtlamak daha fazla ilgi görüyor.
3. Sadece şirket sayfası değil, markanın arkasındaki insanlar
İnsanlar şirketlerden çok insanlarla bağ kuruyor. Kurucuların ve ekip üyelerinin kendi deneyimlerini paylaşması, şirket sayfasının erişimini de destekliyor.
4. Uzun giriş değil, okumaya devam ettiren ilk iki satır
LinkedIn’de gönderinin yalnızca ilk iki üç satırı görünüyor. Okuyucunun gönderinin devamını açıp açmayacağına bu satırlar karar veriyor; bu yüzden ana fikir en başta olmalı.
5. Beğeni ve gösterim değil, yorum, yeniden paylaşım ve kaydetme
Gösterim sayısı bir içeriğin kaç kişinin önüne çıktığını söyler, ama ne kadar değer yarattığını söylemez. Anlamlı yorumlar, yeniden paylaşımlar ve kaydetmeler içeriğin gerçekten işe yaradığını gösterir.
6. Sadece bağlantılarınız değil, konuyla ilgili doğru kişiler
LinkedIn, içeriği ilgi alanına ve konuya göre de dağıtıyor. Net bir uzmanlık alanında tutarlı içerik üretmek, bağlantı listenizin dışındaki doğru kişilere ulaşmanın en sağlam yolu.
Markalar için kısa kontrol listesi
- LinkedIn’de sürdürebileceğiniz düzenli bir paylaşım ritminiz var mı?
- Şirket haberlerinin yanında gerçek bir uzmanlık ve sahadan dersler paylaşıyor musunuz?
- Kurucular ve ekip üyeleri markanın sesi olmaya teşvik ediliyor mu?
- Gönderilerinizin ilk iki satırı ana fikri net biçimde veriyor mu?
- Raporlarınızda gösterimlerin yanında yorum, yeniden paylaşım ve kaydetmeleri de takip ediyor musunuz?
Instagram tarafındaki değişimi ayrı bir yazıda ele aldık: Instagram’da Eski ve Yeni.
Edda Creative bu konuda ne yapar?
Edda Creative olarak LinkedIn’i tek tek paylaşımlar olarak değil, markanın büyüme sisteminin bir parçası olarak ele alıyoruz. Konumlandırmadan içerik ritmine, ekip ve kurucu profillerinden raporlamaya kadar ekibinizin her hafta kullanabileceği yapıyı birlikte kuruyoruz. Hollanda ve Türkiye arasında çalışan markalar için mesajı her pazarın diline ve iş kültürüne uyarlıyoruz.
Sistemi biz kuruyoruz, ekibiniz büyümeyi yönetiyor.
Sık sorulan sorular
LinkedIn’de ne sıklıkla paylaşım yapmalıyım?
Kesin bir sayı yok. Önemli olan sürdürebileceğiniz düzenli bir ritim ve her paylaşımın okuyucuya gerçek bir değer sunması.
Şirket sayfası mı, kişisel profil mi daha etkili?
İkisi birlikte en iyi sonucu verir. Şirket sayfası markanın resmî sesi olurken, kurucu ve ekip profilleri güven ve erişim yaratır.
LinkedIn’de hangi metrikleri takip etmeliyim?
Gösterimlerin yanında yorumları, yeniden paylaşımları ve kaydetmeleri takip etmek, içeriğin gerçekten değer yaratıp yaratmadığını daha iyi gösterir.
LinkedIn’de ne tür içerikler daha çok ilgi görüyor?
Bilgi ve deneyim paylaşan içerikler: sahadan öğrenilen dersler, müşterilerin sık sorduğu sorulara yanıtlar ve sektöre dair net bakış açıları.
Kaynaklar
- LinkedIn – Akışı alakalı ve verimli tutmak (Keeping your feed relevant and productive)
- LinkedIn Yardım – LinkedIn akışı (Feed overview)