0 %

Yapay Zekâ Neden Henüz Kârlılığa Yansımıyor?

Edda Creative > The Edge > Yapay Zekâ Neden Henüz Kârlılığa Yansımıyor?
19 dk okuma

Yapay Zekâ Neden Henüz Kârlılığa Yansımıyor?

Why AI Isn’t Showing Up in Profit, Yet

Yapay Zekâdan Gerçek Değer Elde Etmek

Yapay zekâ artık neredeyse her şirketin gündeminde. Ancak onu kâra dönüştürebilen şirket sayısı hâlâ az. McKinsey’nin ağustosta yayımlanan ve 97 ülkeden 1.719 yöneticinin katıldığı yıllık araştırması, bu tabloyu rakamlarla ortaya koyuyor.

Bu sayıda, bize en çok şey anlatan bulguları seçtik ve Hollanda ile Türkiye arasında iş yapan şirketler için ne anlama geldiklerine baktık.

Çalışanlar kazanıyor, şirketler henüz değil

Katılımcıların %80’i yapay zekânın işlerini daha hızlı yapmalarına yardımcı olduğunu, yarısı ise daha iyi kararlar almalarını sağladığını söylüyor. Yapay zekânın kurum genelinde yaygınlaştırıldığını belirtenlerin oranı bir yılda %38’den %44’e yükseldi.

Buna karşın yalnızca %37’si yapay zekânın şirketin kârına katkı sağladığını söylüyor. Bu oran geçen yılla neredeyse aynı.

Bu tablo tanıdık geliyor. Çoğu ekipte yapay zekâ kişisel bir alışkanlık olarak başlıyor: biri e-postalarını daha hızlı hazırlıyor, bir diğeri sunumlarını hızlandırıyor. Kazanılan zaman gerçek, ama bu zamanın nereye gittiğini kimse takip etmiyor. Sonuçlara yansıması için bu zamanın bilinçli olarak bir yere yönlendirilmesi gerekiyor: daha fazla müşteri görüşmesi, daha hızlı teklifler ya da yeni bir hizmet.

Büyük şirketlerle aradaki fark açılıyor

Yıllık cirosu 1 milyar doları aşan şirketlerin %54’ü yapay zekâyı kurum genelinde yaygınlaştırmış durumda. Daha küçük şirketlerde bu oran yaklaşık üçte bir.

En büyük fark, iş adımlarını kendi başına yürütebilen sistemler olan yapay zekâ ajanlarında. Büyük şirketlerde ajanları yaygınlaştıranların oranı bir yılda %27’den %40’a çıktı. Küçük şirketlerde ise %22’de sabit kaldı.

İlk bakışta bu, küçük ve orta ölçekli işletmeler için kötü bir haber gibi görünüyor. Biz pek öyle görmüyoruz. Büyük bir şirkette tek bir süreci değiştirmek aylar sürebilir; daha küçük bir ekip aynı adımı birkaç haftada atabilir. Bütçe farkını kapatmanın yolu, sonuçların net ölçülebildiği bir ya da iki alan seçmek ve her yerde aynı anda denemeler yapmak yerine o alanlarda derinleşmek.

Öncüler neyi farklı yapıyor?

Raporun en faydalı bölümü, yapay zekâdan gerçek değer elde eden küçük grupla ilgili. Kârlarının en az %5’ini yapay zekâya bağlayan şirketler, katılımcıların yalnızca %6’sını oluşturuyor.

Bu şirketler yapay zekâyı maliyet düşürmenin yanında büyüme ve inovasyon için de kullanıyor. Neredeyse dörtte üçü iş akışlarını yapay zekâya göre yeniden tasarlamış; diğer şirketlerde bu oran dörtte bir. Üst yönetimin görünür sahiplenmesi ve sonuçların düzenli ölçülmesi de bu grupta yaklaşık iki kat daha yaygın.

Bu listede tek bir teknik madde yok ve bize göre raporun en önemli mesajı da bu. Belirleyici olan model ya da araç seçimi değil; hedef, işin nasıl yeniden kurgulandığı ve şirket içinde sorumluluğun kimde olduğu. Bu yüzden yapay zekâyı bilgi işlem departmanına devredilecek bir proje olarak görmek, pek çok şirketin yaptığı ilk hata.

Maliyetler ve istihdam: beklentiler gerçekle buluşuyor

Yapay zekânın işletme maliyeti artık konuşulan bir konu. Her beş şirketten biri, işletme maliyetleri nedeniyle yapay zekâ kullanımını sınırladığını söylüyor. Yine de katılımcıların %60’ı gelecek yıl yatırımın artmasını bekliyor. %32’si ise yapay zekâ destekli kodlama araçlarıyla kendi bünyesinde geliştirebileceği için en az bir yazılımı satın almaktan vazgeçmiş.

İstihdam tarafındaki tablo beklenenden daha sakin. Geçen yıl katılımcıların %32’si yapay zekânın çalışan sayısını azaltmasını bekliyordu; bugün bunun gerçekten yaşandığını söyleyenler yalnızca %14. Yapay zekânın kariyerleri konusunda kendilerini kaygılandırdığını söyleyenler ise sadece %13.

Buradan iki sonuç çıkarıyoruz. Yapay zekâ ücretsiz değil ve her kullanım kendini amorti etmiyor; bu yüzden gerçekten nerede işe yaradığını ölçmek şart. Ekiplerdeki kaygı ise çoğunlukla bilinmezlikten kaynaklanıyor. Bize göre en iyi yanıt, insanlara bu araçları kendi işlerinde nasıl kullanacaklarını göstermek.

Nereden başlamalı?

Raporu okurken aklımıza sürekli aynı soru geldi: Bir şirket yarın sabah ne yapmalı? Bizim yanıtımız, değiştirmek istediğiniz tek bir sonucu seçerek başlamak. Bu, daha hızlı gönderilen teklifler, iki pazarda aynı tonda konuşan bir iletişim ya da satış ekibinizin müşterilere ayırabileceği daha fazla zaman olabilir.

Ardından o sonuca giden süreci yeniden çizin, sorumluluğun kimde olacağına karar verin ve birkaç hafta sonra neyin değiştiğine bakın. Küçük başlayıp işe yarayanı büyütmek, her şeyi aynı anda denemekten çok daha hızlı sonuç verir.

info@eddacreative.com · eddacreative.com


Kaynak: McKinsey & Company, The state of AI in 2026: On the road to ROI, 25 Ağustos 2026.

info@eddacreative.com

Amsterdam | Ankara

Yapıya, yaratıcılığa ve büyümeye inanan kurumlarla iş birliği yapıyoruz