0 %

AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU”: Türk üreticiler için ne anlama geliyor?

Edda Creative > The Edge > AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU”: Türk üreticiler için ne anlama geliyor?
7 dk okuma

AB Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU”: Türk üreticiler için ne anlama geliyor?

The Edge kapak görseli: mor zemin üzerinde bir ürün etiketi, “Made in EU?” sorusu ve iki onay kutusu; Edda Creative logosu

Avrupa Birliği, imalat sanayisinin ekonomideki payını yeniden büyütmek için “Made in EU” (AB’de üretilmiş) tercihini yasaya dönüştürmeye hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da sunduğu Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act, IAA), kamu ihalelerinde ve devlet destekli programlarda belirli ürünler için AB menşei ve düşük karbon şartı öngörüyor.

Avrupa’ya çelik, alüminyum, çimento ürünleri, araç, otomotiv parçası, batarya ya da güneş ekipmanı satan Türk üreticiler için soru basit: Bu kurallar yürürlüğe girdiğinde ürünlerimiz “AB menşeli” sayılacak mı? Taslağın şimdilik verdiği cevap ikili: Destek programlarında “evet”, kamu ihalelerinde ise büyük olasılıkla “hayır”. Üstelik yasa hâlâ müzakere ediliyor ve kapsam tartışmalı. Bu yazıda taslağın ne dediğini, sürecin nerede olduğunu ve şimdiden yapılabilecekleri derledik.

Kısaca: Sanayi Hızlandırma Yasası nedir?

  • Hedef: İmalat sanayisinin AB ekonomisindeki payını 2024’teki %14,3’ten 2035’te %20’ye çıkarmak.
  • Yöntem: Kamu alımlarında ve kamu destek programlarında belirli ürünler için AB menşei ve/veya düşük karbon şartı; temiz teknolojilerde büyük yabancı yatırımlara koşullar; sanayi projeleri için daha hızlı izin süreçleri.
  • Kapsanan ürünler: Çelik (düşük karbon şartı), çimento, beton ve harç, alüminyum, araçlar ve batarya, güneş, rüzgâr, ısı pompası gibi net sıfır teknolojileri.
  • Araçlar için ölçüt: Taslağa göre bir aracın AB menşeli sayılması için, batarya hariç bileşenlerin fabrika çıkış değerinin en az %70’i AB menşeli olmalı ya da hücreler dâhil en az üç ana batarya bileşeni AB’de üretilmiş olmalı.
  • Teşviklerde pay: Üye devletler, Ek II’deki ürünlere yönelik destek bütçelerinin en az %45’inde, araçlara yönelik destek bütçelerinin ise tamamında bu şartları uygulayacak.
  • Yürürlük: Teklif bir tüzük; kabul edilirse yürürlüğe girdikten bir yıl sonra uygulanmaya başlayacak.

Menşe, AB’nin tercihli olmayan menşe kurallarına göre belirleniyor. Yani belirleyici olan, ürünün Gümrük Birliği içinde serbest dolaşımda olması değil, nerede ve hangi işlemlerle üretildiği (teklif metni, EUR-Lex).

Kimleri ilgilendiriyor?

  • Avrupa’ya ihracat yapan üreticiler: Kapsanan ürünleri doğrudan ya da Avrupalı bir üreticinin tedarikçisi olarak satanlar, ürünlerinin “AB menşeli” sayılıp sayılmayacağını bilmek zorunda.
  • AB’de üretimi olan Türk firmaları: AB içindeki tesislerde üretilen ürünler, tercihli olmayan menşe kurallarını karşılıyorsa AB menşeli sayılabilir. Ancak taslağın 11. maddesi, AB ile erişim anlaşması olmayan ülkelerde yerleşik kuruluşların sahip olduğu veya kontrol ettiği firmaların tekliflerini kapsanan ihalelerin dışında bırakıyor; Türk sermayeli bir AB şirketinin durumu bu nedenle ayrıca değerlendirilmeli.
  • Üçüncü ülkelerden girdi kullananlar: Taslakta içeriği AB menşeli sayılan ortaklar (serbest ticaret veya gümrük birliği ortakları, kamu alımlarında ayrıca GPA tarafları) arasında yer almayan ülkelerden, örneğin Çin’den gelen bileşenler AB menşeli sayılmıyor. Bu, araçlardaki %70 eşiği gibi hesaplarda doğrudan etkili.
  • Avrupa’da yatırım planlayanlar: Batarya, elektrikli araç, güneş ve kritik hammaddelerde, küresel üretim kapasitesinin %40’ından fazlasını elinde tutan ülkelerin firmalarından gelen en az 100 milyon avroluk yatırımlar için yeni koşullar öngörülüyor. Bu ülkelerden ortak ya da teknoloji alan projeler de dolaylı olarak etkilenebilir.

Taslak Türkiye için ne diyor?

Taslağın iki maddesi Türkiye açısından kritik:

  • Madde 8 (kamu alımları): AB’nin serbest ticaret anlaşması veya gümrük birliği yaptığı ülkelerden ya da Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması (GPA) taraflarından gelen içerik, AB’nin o anlaşma kapsamında ilgili yükümlülükleri varsa AB menşeli sayılıyor.
  • Madde 9 (destek programları): Serbest ticaret veya gümrük birliği ortaklarından gelen içerik AB menşeli sayılıyor. Gümrük Birliği sayesinde Türkiye, taslak hâliyle bu tanıma giriyor (kamu alımlarında durum farklı; aşağıya bakın).
  • Çıkarma yetkisi: Komisyon, AB ürünlerine ulusal muamele sağlamayan ya da arz güvenliğini tehdit eden ülkeleri yetki devrine dayalı tasarruflarla kısmen veya tamamen kapsam dışı bırakabilecek.

Bir ayrıntı daha önemli: Taslağın 11. maddesi, kapsanan ihalelerde AB ile erişim güvencesi veren bir anlaşması olmayan ülkelerde yerleşik kuruluşların sahip olduğu veya kontrol ettiği firmaların tekliflerini dışarıda bırakıyor. Türkiye GPA tarafı değil ve Gümrük Birliği kamu alımlarını kapsamıyor. Bu nedenle taslağa göre Türk menşeli içerik destek programlarında (Madde 9) AB menşeli sayılıyor; kamu alımlarında ise Madde 8’deki “ilgili yükümlülük” koşulu karşılanmadığı için sayılmayabilir. Ayrıca Madde 11 uyarınca Türk firmalarının kapsanan ihalelere doğrudan teklif vermesi kısıtlanabilir. En büyük etkinin, Avrupa’daki müşterileri kamu ihalelerine ve teşvikli programlara ürün sağlayan tedarikçilerde görülmesi bekleniyor.

Süreç nerede? Kapsam neden tartışmalı?

  • Avrupa Parlamentosu: Dosya ITRE, IMCO ve INTA komitelerinde ortak usulle görüşülüyor. Eylülde yayımlanan taslak raporda raportörler, ticaret anlaşmalarının tek başına yeterli olmadığı, ülkelerin ayrıca şartlara bağlı olarak kabul edildiği bir “opt-in” modeli öneriyor. Komite oylaması 1 Aralık’ta, Genel Kurul oylaması ise (henüz kesinleşmemiş olarak) 14 Aralık haftasında planlanıyor (Avrupa Parlamentosu; EPRS).
  • AB Konseyi: Dönem başkanlığının eylüldeki uzlaşı metni, geniş “Made in Europe” kavramı yerine ticaret anlaşmalarına ve ürüne özgü pazar erişimine dayalı bir sistem öneriyor. Konsey henüz ortak tutumunu belirlemedi.
  • Almanya ve Fransa: Basına yansıyan bilgilere göre iki ülke ekim ayında, yasanın coğrafi kapsamında Birleşik Krallık ve EFTA ülkelerine yer bırakan ama Türkiye’yi dışarıda tutan, bağlayıcı olmayan bir ön uzlaşıya vardı. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), Türkiye gibi yakın sanayi bağları olan komşu ülkelerde faaliyet gösteren Avrupalı üreticiler için hedefli istisnalar istiyor; Türkiye’de 2025’te ACEA üyeleri 29.000 kamyon ve 8.500 otobüs üretti (Türkiye Today).
  • Türkiye: Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB’nin yeni sanayi politikalarının Gümrük Birliği’nin işleyişiyle uyumlu olması gerektiğini vurguladı (Ticaret Bakanlığı). Bakanlık ekim ayında TİM, OİB, OSD ve TAYSAD temsilcileriyle bir araya geldi (Foreks).

Rakamlar konunun neden önemli olduğunu gösteriyor: Bakan Bolat’ın aktardığına göre Türkiye–AB ticareti geçen yıl 233 milyar dolara ulaştı; bunun yaklaşık %26’sı, yani 62 milyar doları otomotivden geliyor. Türkiye’deki otomotiv üretiminin %75’i AB şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor ve Türkiye geçen yıl yaklaşık 1,45 milyon araç üretti (Bloomberg HT).

Türk üreticiler şimdiden ne yapabilir?

Yasa henüz kesinleşmedi; ama hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin, hazırlığı şimdiden başlatanlar avantajlı olacak.

  • Ürününüzün menşe haritasını çıkarın: Hangi ürünleriniz kapsamdaki gruplara giriyor? Bileşenlerin ve hammaddelerin menşei nedir, tercihli olmayan menşe kurallarına göre ürününüz nerede üretilmiş sayılıyor? Araç ve parça üreticileri için %70 eşiği somut bir ölçü.
  • Müşterinizin müşterisini tanıyın: Avrupa’daki alıcılarınız belediyelere, toplu taşıma işletmelerine, altyapı projelerine ya da teşvikli programlara mı satıyor? Etki en çok bu zincirde hissedilecek.
  • Alıcılarınızla şimdi konuşun: Avrupalı müşterileriniz de aynı belirsizlikle uğraşıyor. Menşe ve karbon verilerinizi paylaşmaya hazır olduğunuzu göstermek güven yaratır.
  • Karbon verinizi hazırlayın: Düşük karbon şartları menşeden bağımsız olarak da önem kazanıyor. Ürün karbon ayak izi ve çevresel ürün beyanı gibi belgeler, SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ile birlikte giderek standart hâle geliyor.
  • Mesajınızı yeniden kurun: Avrupa’daki alıcıya yalnızca fiyatı değil, yakınlığı, teslim güvenliğini, Gümrük Birliği içindeki konumunuzu ve AB şirketleriyle ortak üretim geçmişinizi anlatın. “Güvenilir ortak” iddiasını kanıtlarla destekleyin.
  • Süreci takip edin: aralıktaki Parlamento oylaması ve ardından Konsey ile yapılacak üçlü müzakereler, Türkiye’nin kapsamını belirleyecek. Sektör derneğinizin çalışmalarını izleyin ve hukuki konularda gümrük ve hukuk danışmanlarınızdan destek alın.

Edda Creative bu konuda ne yapar?

Amsterdam ve Ankara ekibimizle Türkiye ile Avrupa arasında çalışan üreticilere strateji, marka ve iletişimde eşlik ediyoruz. “Made in EU” tartışması, Türk üreticilerin Avrupa’daki alıcılara kendilerini nasıl anlattığını her zamankinden önemli kılıyor: Güvenilirlik, izlenebilirlik ve karbon verisi artık pazarlama mesajının parçası.

Avrupa pazarına yönelik konumlandırmanızı ve mesajınızı netleştiriyor; alıcılarınız için İngilizce ve Hollandaca sunum, katalog, web sayfası ve LinkedIn içeriklerini hazırlıyoruz. Gümrük, menşe ve hukuki değerlendirmeler uzmanlık alanımız değil; bu konularda kendi danışmanlarınızla çalışmanızı öneririz. Satış ve müşteri ilişkisi sizin ekibinizde kalır; biz markanızın Avrupa’da doğru anlaşılmasına odaklanırız. Fuarları planlıyorsanız 2027 Hollanda fuar takvimimize ve EIF 2026 rehberimize de göz atabilirsiniz.

Avrupa’ya yönelik mesajınızı konuşmak isterseniz projenizi kısaca anlatan bir e-postayla info@eddacreative.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sanayi Hızlandırma Yasası yürürlükte mi?

Hayır. Avrupa Komisyonu teklifi 4 Mart 2026’da sundu; Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nde görüşmeler sürüyor. Teklife göre yasa kabul edilirse yürürlüğe girdikten bir yıl sonra uygulanmaya başlayacak.

Türk ürünleri “Made in EU” sayılacak mı?

Komisyon’un taslağına göre Türk menşeli içerik, Gümrük Birliği sayesinde kamu destek programlarında AB menşeli sayılıyor. Kamu ihalelerinde ise Türkiye GPA tarafı olmadığı ve Gümrük Birliği kamu alımlarını kapsamadığı için sayılmayabilir. Parlamento’daki taslak rapor ve Konsey’deki tartışmalar bu kapsamı daha da daraltabilir; nihai metin henüz belli değil.

Yasa Türk ürünlerinin AB pazarına girişini yasaklıyor mu?

Hayır. “Made in EU” şartları yalnızca belirli ürünlerde kamu alımlarını ve devlet destekli programları kapsıyor. Kamu desteği içermeyen özel sektör satışları bu şartlara tabi değil.

Hangi sektörler etkileniyor?

Taslak çelik, çimento, beton ve harç, alüminyum, araçlar ve batarya, güneş ve rüzgâr gibi net sıfır teknolojilerini kapsıyor.

Bir aracın AB menşeli sayılma şartı nedir?

Taslağa göre batarya hariç bileşenlerin değerinin en az %70’i AB menşeli olmalı ya da hücreler dâhil en az üç ana batarya bileşeni AB’de üretilmiş olmalı.

Bu yazı 29 Ekim 2026 itibarıyla Avrupa Komisyonu teklifi, Avrupa Parlamentosu belgeleri ve resmî açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır; hukuki tavsiye değildir. Müzakereler sürdüğü için nihai metin farklı olabilir.


Kaynaklar

info@eddacreative.com

Amsterdam | Ankara

Yapıya, yaratıcılığa ve büyümeye inanan kurumlarla iş birliği yapıyoruz