0 %

Yeni Tüketici: Araştırma Yapay Zekâda, Güven Hâlâ İnsanda

Edda Creative > The Edge > Yeni Tüketici: Araştırma Yapay Zekâda, Güven Hâlâ İnsanda
5 dk okuma

Yeni Tüketici: Araştırma Yapay Zekâda, Güven Hâlâ İnsanda

Yeni Tüketici: Araştırma Yapay Zekâda, Güven Hâlâ İnsanda, The Edge by Edda Creative

Biraz düşünerek aldığınız son ürünü hatırlayın. Bir koşu ayakkabısı, yeni bir bilgisayar ya da hafta sonu için bir otel. Büyük ihtimalle bir noktada arama çubuğu yerine bir yapay zekâ asistanına soru sordunuz. Bunu yapan tek kişi değilsiniz.

Son aylarda yayımlanan birkaç kapsamlı araştırma, bu alışkanlığın tüketici davranışını, yani insanların markaları keşfetme ve seçme biçimini nasıl değiştirdiğini ölçmeye çalıştı. Hepsini okuduk ve şirketler için en çok önem taşıyan bulguları bir araya getirdik. Verilerin çoğu ABD ve Batı Avrupa’dan geliyor; rakamları her pazar için kesin bir tahmin olarak değil, bir yön göstergesi olarak okumak gerekiyor.

Alışveriş, yapay zekânın en yaygın kullanım alanı oldu

McKinsey’nin Brezilya, Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD’de 4.863 kişiyle yaptığı State of the Consumer 2026 araştırmasına göre tüketicilerin %26’sı alışveriş yaparken üretken yapay zekâ kullanıyor. Diğer kullanım alanları bunun gerisinde kalıyor: sağlık ve iyi yaşam %22, seyahat planlama %21, finansal tavsiye %18.

Kuşaklar arasında büyük bir fark bekliyorduk, ama fark sandığımızdan küçük çıktı. Z kuşağında oran %28, Y kuşağında %27, X kuşağında %23. Baby boomer kuşağında bile yaklaşık her altı kişiden biri alışverişte yapay zekâya başvuruyor.

Daha dar odaklı araştırmalarda rakamlar daha da yüksek. Exploding Topics’in nisanda yayımladığı ve ABD’de 1.009 tüketiciyle yapılan araştırmada katılımcıların %77,6’sı son altı ayda bir satın alma kararında yapay zekâdan yardım aldığını söylüyor.

Yani müşterileriniz kim olursa olsun, bir kısmı markanızla artık bir yapay zekâ asistanı aracılığıyla tanışıyor ve bu kesim büyüyor.

Sitenize geldiklerinde kararlarını büyük ölçüde vermiş oluyorlar

Adobe, ABD’deki perakende sitelerine gelen ziyaretleri her ay takip ediyor. Temmuz 2026’da yapay zekâ asistanlarından gelen trafik bir yıl öncesine göre %62 arttı ve Ekim 2024’teki seviyesinin on iki katını aştı.

Bizim dikkatimizi çeken, bu ziyaretçilerin davranışı oldu. Diğer trafikle kıyaslandığında satın alma ihtimalleri %60 daha yüksek, ziyaret başına bıraktıkları gelir %53 daha fazla. Sitede %59 daha uzun kalıyor, sepete %28 daha sık ürün ekliyorlar. Oysa daha Mart 2025’te bu trafik, ücretli arama ve e-posta gibi kanallara göre %38 daha düşük oranda satışa dönüşüyordu.

Karşılaştırma artık ziyaretten önce, bir yapay zekâyla yapılan sohbetin içinde gerçekleşiyor. Müşteri sitenize kısa bir listeyle, çoğu zaman da aklında bir favoriyle geliyor. İkna sürecinin önemli bir kısmı, sizin yazmadığınız bir cevapta çoktan tamamlanmış oluyor.

Aynı rapordaki bir ayrıntı da dikkat çekiyor. Adobe, ABD’deki geniş bir perakendeci grubunun ana sayfalarını incelediğinde içeriğin yaklaşık %39’unun yapay zekâ modelleri tarafından düzgün okunamadığını gördü. Bir modelin okuyamadığı fiyat, ürün bilgisi ya da stok durumu, pratikte o model için yok hükmünde.

Daha az tıklama, dışarıda kalmanın yeni bir yolu

Arama da aynı hızla değişiyor. SparkToro’nun Similarweb verileriyle yaptığı analize göre 2026’nın ilk dört ayında ABD’deki Google aramalarının %68’i hiçbir siteye tıklanmadan bitti. 2024’te bu oran %60’tı. Sonuçların üstünde bir yapay zekâ özeti çıktığında, sitelere tıklama oranı yaklaşık %60 düşüyor.

Kantar’ın İngiltere’de 2.000’den fazla kişiyle yürüttüğü AI Barometer araştırması bunun markalar için ne anlama geldiğini gösteriyor. Tüketicilerin dörtte biri ürün önerisi için yapay zekâya başvurmuş. %15’i, yapay zekâ bir markayı önermediğinde o markanın kendisine göre olmadığını varsayacağını söylüyor. Üçte biri ise perakendecinin sitesine gitmeden, alışverişi doğrudan bir yapay zekâ aracının içinden yapmaya hazır.

Bu sayıdaki en önemli rakam bize göre bu %15. Cevapta yer almamak artık yalnızca bir ziyareti kaçırmak anlamına gelmiyor; müşterinin seçim yaptığı listeye hiç girememek anlamına gelebiliyor. Yapay zekâ araçları bir markayı, internette onun hakkında bulabildikleriyle anlatıyor. Bu da pek çok şirketin rutin bir iş gibi gördüğü şeylere yeni bir ağırlık kazandırıyor: kendi sitenizdeki bilgilerin açık ve güncel olması, farklı platformlardaki tanıtımlarınızın birbiriyle tutarlı olması ve başkalarının sizin hakkınızda ne söylediği.

Kullanıyorlar ama kararı devretmiyorlar

Tablo burada daha ilginç bir hal alıyor. McKinsey’nin aynı raporu, yapay zekâ cevaplarına duyulan güvenin en genç tüketicilerde bile düşük olduğunu gösteriyor. Z kuşağında yapay zekâ cevaplarına net güven %20 civarında kalırken bu oran arama motorları için %50’nin üzerinde, aile ve arkadaş tavsiyeleri için %70’e yakın.

Exploding Topics araştırması aynı çekingenliği başka bir açıdan gösteriyor. Katılımcıların çoğu alışverişte yapay zekâ kullanmış olsa da bir yapay zekâ ajanının onay almadan kendi adlarına harcamasına izin verecekleri en yaygın tutar sıfır dolar.

Bu önemli, çünkü bir sonraki adım şimdiden test ediliyor. McKinsey’nin ajan tabanlı ticaret olarak adlandırdığı modelde yapay zekâ ajanları ürünleri karşılaştırıyor, sadakat avantajlarını uyguluyor ve satın almayı müşteri adına tamamlıyor. Bu hizmetler ABD’de deneniyor ve 2027 civarında Avrupa’ya ulaşması bekleniyor.

Bu arada tüketiciler parasına her zamankinden dikkatli. Dörtte üçünden fazlası harcamalarını azaltmak için bir yöntem uyguluyor, %82’si ürünleri değiştirmeden önce daha uzun süre kullandığını söylüyor. Değer artık yalnızca fiyatla değil, dayanıklılık ve ikinci el değeriyle de ölçülüyor.

Hepsini bir araya koyduğumuzda şu tablo çıkıyor: insanlar araştırma yapmak, seçenekleri daraltmak ve fiyat karşılaştırmak için yapay zekâyı kullanıyor, ama son kararı verirken hâlâ arkadaşlarına, uzmanlara ve diğer müşterilere kulak veriyor. Kısa listeyi yapay zekâ çıkarıyor, güveni insanlar sağlıyor. Markaların artık ikisi üzerinde birden çalışması gerekiyor.

Nereden başlamalı?

Basit bir testle başlayın. Kategorinizi iki üç farklı yapay zekâ asistanına bir müşterinin soracağı gibi sorun. Markanızın çıkıp çıkmadığını, nasıl anlatıldığını ve hangi rakiplerin öne çıktığını not edin. Yarım saatlik bu deneme çoğu zaman uzun bir rapordan daha fazlasını gösteriyor.

Ardından web sitenize bir makinenin gözüyle bakın. Hizmetleriniz, ürünleriniz, fiyatlarınız ve iletişim bilgileriniz kolay okunan düz metin olarak mı yazılmış, yoksa görsellerin ve kayan bantların içinde mi kalmış? Sitenizdeki bilgiler LinkedIn sayfanızla, Google İşletme Profilinizle ve yer aldığınız rehberlerle tutarlı mı?

Sonra insanlara sizi tavsiye etmeleri için sebep verin. Müşteri yorumları, vaka çalışmaları, müşteri hikâyeleri ve uzman içerikleri hem yapay zekâ araçlarının bulup kullandığı hem de son kararı veren kişinin hâlâ güvendiği şeyler.

Son olarak neyi ölçtüğünüzü değiştirin. Tıklamaların azaldığı bir dönemde site trafiği tek başına yanıltıcı olabiliyor. Markanızın ne sıklıkla önerildiği, ziyaretçilerin ne kadarının satın aldığı ve müşterilerin sizi ne sıklıkla tavsiye ettiği artık daha anlamlı göstergeler.

Bir önceki sayımızda yapay zekânın neden henüz şirket kârına yansımadığına bakmıştık. Bu sayı, aynı dönüşümün tüketici tarafındaki karşılığı.

Edda’da markaların bu yeni keşif yolunda nasıl göründüğünü strateji, marka ve dijital iletişim çalışmalarımızın bir parçası olarak ele alıyoruz. Markanızın yapay zekâ cevaplarında nasıl yer aldığını birlikte incelemek isterseniz bize yazın.

info@eddacreative.com · eddacreative.com


Kaynaklar

  • McKinsey & Company, State of the Consumer 2026 (Modaes özeti, 3 Temmuz 2026)
  • Exploding Topics, ABD’de 1.009 tüketiciyle yapay zekâ ile alışveriş araştırması (TechWyse özeti, 28 Nisan 2026)
  • Adobe Analytics, Temmuz 2026 yapay zekâ trafik verileri (Digital Commerce 360, 19 Ağustos 2026)
  • Adobe Analytics, 2026 ilk çeyrek yapay zekâ trafik verileri (Decrypt, 19 Nisan 2026)
  • SparkToro, 2026 sıfır tıklama araştırması (TechWyse özeti, 11 Haziran 2026)
  • Kantar, AI Barometer İngiltere (Research Live, 31 Mart 2026)

info@eddacreative.com

Amsterdam | Ankara

Yapıya, yaratıcılığa ve büyümeye inanan kurumlarla iş birliği yapıyoruz